Tarihçe

konak-semti

KONAK KASABASININ TARİHİ GEÇMİŞİ

Karye-İ Penazi Ülya – Yukarı Banazı – Konak Kasabası

Roma imparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra Malatya toprakları, doğu Roma’nın (Bizans’ın) topraklarından sayılmıştır. Bizans yönetiminde 264 sene kalan Malatya, askeri bir karargâh olarak kurulmuştur. Bu süre içerisinde yıkılan surlar yeniden onarılmıştır. Romalılar zamanında FULMINATRIS Temi adı verilen askeri karargâha Bizanslılar LIKANDOS adını vermişlerdir. Bizans imparatoru AKIL LEON 457- 474 Malatya imparatorluğunun 12. Temi olarak adlandırılmıştır.

Romalıların ardından Bizanslıların Malatya’ya hakim olmalarından sonra Bizanslılar Malatya’yı Romalılardan daha çok geliştirmiştir. Şehrin su gereksinimi sağlayan DERMESİH çayının kenarında meskûn yerler meydana getirilmiştir. Şimdi halen mevcut olan bu köyler BANAZI (KONAK KASABASI), GÜNDÜZBEY, YESİLYURT, KİLEYİK, BARGUZU ve TECDE’dir. Bu köy ve kasabaların Bizanslılar zamanında kurulduğu söylenmektedir.

Osmanlıların Malatya’yı imparatorluk topraklarına Yavuz Sultan Selim zamanında 1516 yılında katıldıkları ve Kanuni Sultan Süleyman padişahlığının 14. yılında Malatya’nın deftere yazıldığı sırada Konak Kasabası’nın adının Penazi Ülya olarak deftere kaydedildiği görülmektedir. Bu ad, halk dilinde zamanla Yukarı Banazı haline gelmiştir.

Kasabanın yazımı yapıldığı tarihte köyün 79 nefer yani vergi veren erkek nüfusu olduğu, ev sayısının ise 41, reaya ayrılan toprağının 7, yarım çiften az toprağı olan 6, adına işlettiği toprağı olmayan 38 mücerret kişinin bulunduğu kaydedilmiştir. Buna göre köyde bulunan nüfusun 246 olduğu anlaşılmaktadır.

Ürettiği ürünlerden elde edilen 1/5 alınan verginin tutarı 6.120 akçedir. Köyde üretilen 800 kırat buğday karşılığı 4000; 300 kile arpa için 900; 25 balya pamuktan da 300; üzüm bağlarından ve ceviz ağaçlarının gelirlerinden ise 920; akçe vergi alındığı kayıtlı bulunmaktadır.

Köyde toplanan vergilerden 3060 akçenin, şehir merkezindeki Hankah medresesi vakfına yani şehir merkezindeki yüksek okulun masraflarına sarf edilmektedir.

3000 akçesinde Padişahın özel hazinesi için İstanbul’a gönderilmektedir. Çift araziden alınan 350, yarım çift araziden alınan 108, toprağı olmayan evli erkeklerden alınan 252, is ve kazanç sahibi olma yasına gelmiş bekâr erkeklerden 238, kir bekçilerinden 100, 1 adet değirmenden 60, koyunlardan 100, bal üreticilerinden 120, evlenen erkeklerden gerdek vergisi, altında 120 akçe vergi alınmakta olduğu defterde yazılı bulunmaktadır. Köyün toplam vergisi 5000 akçe olup, kaynağı belli olmayan yerlerden toplanan adına bad-i hava denilen gelirlerden 500 akçe toplandığı bildirilmektedir.

Yine yukarı Banazı’ya bağlı Karaağaç mezrasından 500, Kışlacık mezrasından 200, Oruçbağ mezrasından 300 akçe vergi alınmakta, bu vergiler ise devlet hazinesine gönderilmektedir.

Kurulduğu tarihte yazlık yayla olarak kullanılan ve hayvancılık yapılan Kasabamızda daha sonra hayvancılık terk edilerek, tarım ve bağcılık (üzüm) ile uğraşılmaya başlanılmıştır.

1956 yılına kadar muhtarlık durumunda bulunan kasabamız 1956 yılının mart ayında belediyelik olmuştur. 1963 yılında çıkarılan bir yasa ile Yukarı Banazı isminin yabancı menşeli olduğu düşünülerek, belediye meclisimizin aldığı karar ile İçişleri Bakanlığı tarafından Konak olarak değiştirilmiştir.

1956 yılında belediyelik olan kasabamız, halkında yardım ve katkısı ile 1957 yılında başlayarak 5 yıl içerisinde kanalizasyon şebekesini tamamlamıştır.

1967 yılında belediye tarafından Beydağı’ndan (5km mesafeden) kasabamıza içme suyu getirilmiştir.

1969 yılında Malatya’da bulunan Sümerbank iplik fabrikası müdürlüğünün yardımıyla Gündüzbey trafosundan kasabamıza 30 kw gücünde elektrik alınmıştır.

1952 yılında muhtarlık döneminde inşaatına başlanılan Su Mahallesi, Horata Deresi kenarındaki su değirmeni belediye tarafından 1957 yılında tamamlanmıştır. Yetersiz kalan ve daha sonra yıkılan su değirmeninin yerine 1978 yılında Bahçebaşı mahallesinde bulunan belediye arsası üzerine hala faaliyette bulunan elektrik değirmeni yaptırılmıştır.

Kasabamıza cami ilk olarak 1339 yılında halk imecesi ile kerpiçten yapılmıştır. Yayla Cami adı altında yaptırılan bu cami halen ibadete açık bulunmaktadır. Minaresi olmayan camimizin karşısındaki boş alana yine halkın yardımıyla 1962 yılında iki şerefeli bir minare yapılmıştır.

Kasabamız Yenimahalle ve Bahçebaşı mahallesine sonraki yıllarda iki tane cami daha yaptırılmıştır. Kasabamızda ayrıca 1 sağlık ocağı, 1 lise, 1 pratik kız sanat okulu, 2 ilköğretim okulu ve 1 anaokulu bulunmaktadır.

Kasabamız içme ve sulama suyu ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan ve ayni zamanda mesire yeri olarak kullanılan Horlata, Malatya merkezine 7 km kasabamızın merkezine de 1 km uzaklıktadır. Yaz aylarında dinlenmek ve serinlemek için Malatya’nın en ideal piknik yerlerinden biri olan Horata mesire yerinde Horasan Baba Türbesi ve Çoban Dede adlı ziyaret bulunmaktadır.

Yaş üzümü ve kuru siyah üzümü ile meşhur olan kasabamız aynı zamanda armut ve kirazı ile de ünlüdür.